Hikayeler

Hayata Bakış Açısı…

Hayata Bakış Açısı…
İleri derecede hasta iki adam aynı hastane odasındaydılar. Adamlardan birinin her öğleden sonra 1 saatliğine oturmasına izin veriliyordu, ciğerlerindeki suyun süzülmesi için. Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin tam yanındaydı. Diğer hasta ise hep sırtüstü yatmak zorundaydı. Bu iki hasta saatlerce birbiriyle konuşur, eşlerini, ailelerini, evlerini, işlerini, askerlik anılarını, tatilde…

İşe Bakış Açısı…

İşe Bakış Açısı…
Fransa'da, ağır işçilerin yaptıkları işleri hakkında ne düşündüklerini incelemek üzere araştırmayı yürüten bir görevli, bir inşaat alanına gönderilir. Görevli, ilk işçiye yaklaşır ve sorar: "Ne yapıyorsun?" "Nesin sen, kör mü?" diye öfkeyle bağırır işçi. Bu parçalanması imkânsız kayaları ilkel aletlerle kırıyor ve patronun emrettiği gibi bir araya yığıyorum.

Hayat ve Tercihler…

Hayat ve Tercihler…
Michael herkesin imrendiği biriydi. Her zaman neşeliydi ve çevresine hep olumlu şeyler söylerdi. Birisi ona nasıl olduğunu sorduğunda: ‘Daha iyi olamazdım’ diye yanıtlardı. Doğal bir motivatördü. Eğer çalışanlardan birisi işyerinde kötü bir gün geçirmişse, Michael, ona, durumun olumlu taraflarına bakmasını söylerdi. Michael’ in bu tarzı beni çok meraklandırdı ve bir…

Kişilik Dersi…

Kişilik Dersi…
Sınıf, öğrencilerin gürültü patırtısıyla sallanırken sert görünümlü hoca kapıda beliriyor. İçeriye kızgın bir bakış atıp kürsüye geçiyor. Tebeşirle tahtaya kocaman bir (1) rakamı çiziyor. “Bakın” diyor. “Bu, KİŞİLİKTİR. Hayatta sahip olabileceğiniz en değerli şey.” Sonra (1)’in yanına bir (0) koyuyor: “Bu, başarıdır. Başarılı bir kişilik (1)’i…

Her Şey, Her Zaman, Göründüğü Gibi Değildir…

Her Şey, Her Zaman, Göründüğü Gibi Değildir…
İki melek yeryüzünü dolaşmaya çıkmışlar. Tabii insan kılığında. Akşam olmuş. Kentin en zengin semtinde lüks bir villanın kapısını Tanrı misafiri olarak çalmışlar. Ev sahipleri somurtarak buyur etmişler onları. Yemek falan da teklif etmemişler. Sıcacık misafir odaları yerine, buz gibi ve nemli bodruma iki şilte atıp “Geceyi burada geçirebilirsiniz” demişler. Şilteleri…

Garcia’ ya Mektup…

Garcia’ ya Mektup…
Amerika Birleşik Devletleri ve İspanya arasındaki savaşın bir aşamasında ABD Başkanı, çok acele olarak Küba’daki isyancıların önderi Garcia’ ya bir ‘haber’ göndermek istedi. Garcia, hangisinde olduğu bilinmeyen Küba dağlarından birinde ve nerede oldukları bilinmeyen onlarca sığınaktan birinde saklanıyordu. Kendisine posta ya da telgraf yoluyla ulaşabilmek olanaksızdı. ABD Başkanı’nın ona,…

Bırakın Işığınız Yayılsın…

Bırakın Işığınız Yayılsın…
Uzaklarda küçük bir kasabada genç bir adam kendi işini kurmuştu. Bu, iki caddenin köşesinde bir perakendeciydi. Adam dürüst ve dost canlısıydı. İnsanlar onu seviyorlardı. Ondan alışveriş yapıyor ve arkadaşlarına onu tavsiye ediyorlardı. Adam bir yıl içinde, bir dükkândan, Amerika’nın bir ucundan diğerine uzanan bir zincir yarattı. Bir gün hastalanıp…

Herkes, Birisi, Herhangi Biri ve Hiç Kimse…

Herkes, Birisi, Herhangi Biri ve Hiç Kimse…
Hikâyemiz,  Herkes, Birisi, Herhangi Biri ve Hiç Kimse adlı dört arkadaş hakkında.Yapılması gereken önemli bir iş vardı ve Herkes, Birisi’ nin bu işi yapacağından emindi.Gerçi işi, Herhangi Biri de yapabilirdi. Ama Hiç Kimse yapmadı. Birisi, buna çok kızdı. Çünkü iş Herkes’ in işiydi.Herkes, Herhangi Biri’ nin bu…

Yaşamdaki 4 Mahalle…

Yaşamdaki 4 Mahalle…
Birinci mahallede “EVET AMA” lar yaşıyormuş. Evet ama' lar her zaman ne yapılması gerektiğini bildiklerini düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise 'Evet ama' diye yanıtlarlarmış. Yanıtları hep yanlış olurmuş. Suçu başkasına atmakta da ustaymışlar. İkinci mahallede “YAPACAĞIM” lar yaşarmış. Ne yapacaklarını bilirlermiş. Kendilerini yapacakları şeylere adım adım hazırlarlarmış ama yapacakları sırada,…

Hangi Gözle Baktığın Önemli…

Hangi Gözle Baktığın Önemli…
Küçük kız, kendini bildiği günden beri annesinden büyük bir şefkat görmüş ve ondan duyduğu sözlerle, pamuk prensesten daha güzel olduğuna inanmıştı. Ona göre; nur yüzlü ve badem gözlüydü. Bir tanecik yavrusuydu her zaman. Ama ilkokula başlayınca işler değişti. Arkadaşları onun hiç de güzel olmadığını, hatta çirkin bile sayıldığını söylemekteydi. Küçük…

“Dile Benden Ne Dilersen” Deme…

“Dile Benden Ne Dilersen” Deme…
Bir imparator sabah gezintisi sırasında bir dilenciye rastlar. “Dile benden ne dilersen” der.Dilenci güler ve “Sanki dileğimi gerçekleştirebilecekmiş gibi soruyorsunuz.” Diye yanıtlar. Kral alınır ve söyleşi koyulaşır. ”Pek tabii her dediğini yerine getirebilirim. Sen söyle hele; ne istiyorsun?” ”Söz vermeden önce iki kez düşünün kralım.” Dilenci sıradan bir…

Sadece Tebessüm…

Sadece Tebessüm…
Küçük kız, hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini daha iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmediğini hatırladı. Hemen bir not yazdı, yolladı. Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendi ki, her öğlen yemek yediği lokantada garson kıza yüklü bir…